Kira Hukuku ve Büromuzun Uzmanlığı
Kira ilişkileri, gündelik hayatın en yaygın hukuki ilişkilerinden biri olmakla birlikte, Türk Borçlar Kanunu'nun 299. maddesinden 378. maddesine kadar uzanan kapsamlı bir düzenleme ile şekillendirilmiş, çoğu zaman uyuşmazlık potansiyeli yüksek bir alandır. Özellikle 2022 yılındaki %25'lik kira artış sınırlaması ve sonrasında gelen değişiklikler, uygulamada pek çok dava türünü gündeme getirmiştir.
Urla ve çevresi, İzmir'in batı aksında yer alan, hem yerleşik nüfusun hem de yazlık kullanımın yoğun olduğu bir bölgedir. Bu özelliği bölgedeki kira uyuşmazlıklarına özgün bir yapı kazandırmaktadır: konut kiralaması, yazlık kiralaması, kısa süreli (sezonluk) kiralama ve ticari işyeri kiralaması çoğunlukla birbirine karışabilmekte; hangi hukuki rejimin uygulanacağı konusunda ciddi uyuşmazlıklar doğabilmektedir.
Şahin & Eldemir Hukuk Bürosu olarak hem ev sahipleri hem de kiracılar için kira hukukunun her alanında hukuki destek sağlamaktayız. Büromuzun bu alandaki güncel makalelerine Gayrimenkul Hukuku kategorimizden ulaşabilirsiniz.
Sunduğumuz Kira Hukuku Hizmetleri
Kira hukuku alanında yürüttüğümüz başlıca hizmetler:
Tahliye Davaları
İhtiyaç nedeniyle tahliye, yeniden inşa ve imar, kiracının temerrüdü, tahliye taahhüdüne aykırılık ve iki haklı ihtar nedeniyle tahliye davalarının her aşamada takibi.
Kira Tespit Davaları
TÜİK endeksi üzerindeki artışlara yönelik kira tespit davaları, 5 yıl dolumu sonrası rayice uyarlama davaları ve hakkaniyet temelli kira düzenlemesi talepleri.
10 Yıl Uzatma Sonrası Fesih
TBK m. 347/1 çerçevesinde 10 yıllık uzatma süresinin sonunda kiralayanın sebepsiz fesih hakkının kullanılması için ihtarname ve dava süreçleri.
Depozito İadesi Davaları
Kira sonlandığında iade edilmeyen depozito (güvence bedeli) alacakları, faiz ve gecikme tazminatı ile birlikte sulh hukuk mahkemesinde talep edilmesi.
Kira Uyarlaması
Uzun süreli sözleşmelerde ekonomik denge bozukluğu iddiasına dayalı olarak TBK m. 138 çerçevesinde kira bedelinin yeniden uyarlanması talepleri.
Yazlık ve Kısa Süreli Kiralama
Yazlık konut kiralaması, Airbnb tarzı kısa süreli kiralamalar ve ticari işyeri kiralaması alanındaki özel uyuşmazlıkların çözümü.
Tahliye Davası Süreci — Aşamalar
Tahliye davasının tipik süreci, dava sebebine göre farklılık gösterse de ortak aşamalar aşağıdaki gibidir. Doğru dava sebebinin seçilmesi ve sürelerin kaçırılmaması kritik önemdedir.
-
Dava Sebebinin Belirlenmesi
Kiracıya karşı açılacak tahliye davasının hukuki sebebi (ihtiyaç, temerrüt, iki haklı ihtar, tahliye taahhüdü, 10 yıl uzatma vb.) tespit edilir. Her sebep için farklı süreler ve ispat yükleri geçerlidir.
-
İhtarname Gönderilmesi
Dava sebeplerinin çoğu için önceden ihtarname gönderilmesi zorunludur. Noter kanalıyla gönderilen ihtarın usul ve süre şartlarına uyulması hayati önem taşır; aksi halde dava düşebilir.
-
Arabuluculuk Başvurusu
7445 sayılı Kanun değişikliği sonrası kiraya ilişkin birçok uyuşmazlıkta arabuluculuk dava şartı haline gelmiştir. Arabuluculuk son tutanağının mahkemeye sunulmaması halinde dava usulden reddedilir.
-
Dava Açılışı ve Harç Yatırma
Sulh hukuk mahkemesi (veya icra hukuk mahkemesi) nezdinde dava dilekçesi sunulur, harç ve giderler yatırılır. Dilekçede talep türü ve hukuki sebep açıkça belirtilmelidir.
-
Tahkikat ve Deliller
Ön inceleme sonrası tanık dinleme, keşif, ihtiyaç sebebiyse samimiyet incelemesi, bilirkişi raporu alınması gibi adımlar yürütülür. Kiralayanın iyiniyeti bu aşamada sıklıkla tartışılır.
-
Karar ve Tahliye
Mahkeme tahliye kararı verir; karar kesinleştiğinde icra müdürlüğü vasıtasıyla fiilen tahliye gerçekleştirilir. Tahliye kararının icrası için belirli süreler verilir.
-
İstinaf ve Temyiz
Bölge adliye mahkemesine istinaf, belirli davalarda Yargıtay'a temyiz yolu açıktır. İstinaf dilekçesinde dava sebebine göre özgün hukuki itirazlar geliştirilmelidir.
Urla ve Çevresinde Kira Uyuşmazlıkları
Bölgemize Özgü Durumlar
Urla, Çeşme, Karaburun ve Seferihisar aksı, Türkiye'nin en dinamik yazlık ve tatil amaçlı kiralama piyasalarından birini oluşturmaktadır. Bu bölgede karşılaşılan tipik uyuşmazlıklar şunlardır:
Yazlık kira / konut kira ayrımı: Yazlık amaçlı kiralamalarda TBK m. 339/2 uyarınca konut kiralamasına özgü koruyucu hükümler (10 yıl uzatma, kira artış sınırı, tahliye sebep sınırlaması) uygulanmaz. Ancak taşınmazın yıl boyunca konut olarak kullanıldığının ispatı halinde konut kira hükümleri devreye girer. Bu ayrımın tespiti Urla bölgesindeki birçok davanın can alıcı noktasıdır.
Döviz bazlı kira sözleşmeleri: Lüks konut piyasasında USD veya EUR bazında yapılan sözleşmeler, 2018 sonrası Türk Parası Kıymetini Koruma mevzuatı kapsamında geçersizdir; bu sözleşmeler yeniden Türk Lirasına dönüştürülmelidir ve uyarlamalar sık uyuşmazlık konusudur.
Sezonluk – yıllık kira dönüşümleri: Haziran-Eylül arası yazlık olarak başlayan kiralama, sonbaharda kiracının taşınmayı reddetmesi ile konut kiralamasına dönüşebilmektedir. Bu durumda kiralayanın tahliye imkânları önemli ölçüde daralır.
Yüksek kira piyasası ve depozito: Urla'nın yüksek kira piyasasında depozito tutarları büyük rakamlara ulaşmakta; TBK m. 342'deki üç aylık kira sınırının aşılması ve bankada saklanma yükümlülüğünün ihlali sıkça karşılaşılan sorunlardır.
Kısa süreli kiralama (Airbnb) regülasyonu: 2024 yılında yürürlüğe giren Konutların Turizm Amaçlı Kiralanmasına Dair Kanun (7464 sayılı), kısa süreli kiralama yapan ev sahiplerine izin belgesi alma ve sicile kayıt zorunluluğu getirmiştir. Bu mevzuata aykırı kiralamalar ciddi idari yaptırımlara tabidir.
Sık Sorulan Sorular
Kira tespit davası ne zaman ve nasıl açılır?
Türk Borçlar Kanunu m. 344 uyarınca kiralayan, yenilenen kira dönemlerinde önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki oniki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek üzere artış yapabilir. Bu oranın aşılmak istendiği veya piyasa rayicinden düşük kira nedeniyle uyarlama gerekli olduğu hallerde sulh hukuk mahkemesinde kira tespit davası açılır. Dava, yeni kira döneminin başlamasından en az 30 gün önce açılmalı ya da kiralayan tarafından bu sürede ihtarname çekilmelidir. Aksi takdirde tespit edilen yeni kira, bir sonraki kira yılında geçerli olur.
Tahliye taahhüdü nasıl geçerli olur?
Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 uyarınca tahliye taahhüdünün geçerli olması için kiracı tarafından yazılı olarak düzenlenmesi, tahliye tarihi kesin olarak belirtilmesi ve kira sözleşmesinin kurulmasından sonra (kiranın başlaması ve en az bir kira döneminin geçmesinden sonra) verilmesi gerekir. Sözleşme ile birlikte alınan tahliye taahhütleri geçersizdir. Taahhüde uyulmazsa kiralayan, taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatmalı veya tahliye davası açmalıdır; aksi halde hak kaybolur.
Kiracı 10 yıl sonunda tahliye edilebilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 347/1 uyarınca, kira sözleşmesinin başlangıcından itibaren on yıllık uzama süresinin sonunda kiralayan, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak şartıyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Bu durum sebepsiz tahliye olarak adlandırılır ve kiralayanın en güçlü tahliye hakkıdır. Bildirimin noter kanalıyla yapılması ve sürelerin hesaplanması kritik önemdedir.
Yazlık kira uyuşmazlıklarında özel durumlar nelerdir?
Yazlık amaçlı konut kiraları Türk Borçlar Kanunu m. 339/2 uyarınca konut kiralamasına ilişkin özel hükümlere tabi değildir. Bu nedenle on yıl uzatma, kira artış sınırı, tahliye davası sebep sınırlaması gibi korumalar yazlık kiralamasında uygulanmaz. Sözleşme süresinin bitimi ile kira ilişkisi kendiliğinden sona erer. Ancak yazlığın yıl boyunca kullanıldığının ispatı halinde konut kiralaması hükümleri uygulama alanı bulabilir. Urla gibi hem yerleşik hem tatil amaçlı kullanılan bölgelerde bu ayrım tartışmalı davaların sık konusudur.
Depozito ne zaman ve nasıl iade edilir?
Türk Borçlar Kanunu m. 342 uyarınca depozito (güvence bedeli) konut ve çatılı işyeri kiralarında üç aylık kirayı geçemez ve banka mevduat hesabında saklanır. Kira ilişkisi sona erip kiracı taşınmazı teslim ettiğinde, kiraya konu yerin hasar durumu ve ödenmemiş borç kontrolü sonrası depozitonun iade edilmesi gerekir. İade edilmezse sulh hukuk mahkemesinde alacak davası açılır. İadenin geciktirilmesi halinde yasal faiz işlemeye başlar.
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası hangi şartlarda açılır?
Türk Borçlar Kanunu m. 350/1 uyarınca kiralayan, kendisinin, eşinin, alt-üst soyunun veya bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ihtiyacı için kiralananı kullanma zorunluluğu halinde, belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirim süresine uyularak tahliye davası açabilir. İhtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması; ispat edilmesi gerekir. Tahliye edilen yer üç yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamaz (m. 355). Aksi halde eski kiracı tazminat davası açabilir.
İletişim
E-posta
Adres
Hacı İsa Mah. Necati Cumalı Cad.
Hasan Bilge İş Merkezi
Urla / İzmir
Mesai
Pazartesi – Cuma
09:00 – 17:00