← Makale Listesine Dön

Çocuğum Yurt Dışına Kaçırıldı, Ne Yapmalıyım?

19 Eylül 2026Uluslararası Çocuk Hukuku

Çocuğunuz diğer ebeveyn tarafından rızanız olmadan yurt dışına götürüldüyse ya da tatil dönüşü geri getirilmediyse, ilk günlerde atacağınız adımlar sonucu doğrudan etkiler. Türkiye'nin taraf olduğu 1980 Lahey Sözleşmesi, hukuka aykırı biçimde götürülen çocuğun hızla iadesi için özel bir yol öngörür; bu yolun en önemli kuralı ise zamandır: başvuru bir yıl içinde yapılırsa iade kural olarak zorunludur.

Bu yazıda çocuğu yurt dışına kaçırılan ebeveynin ilk saatlerde ne yapması gerektiğini, durumunun Lahey Sözleşmesi kapsamında olup olmadığını nasıl anlayacağını, Merkezi Makam başvurusunu, iade sürecinin aşamalarını, tamamlayıcı hukuki yolları ve kaçınılması gereken hataları anlatıyoruz.

İlk saatler ve günler: ne yapmalıyım?

İlk aşamadaki amaç; çocuğun nerede olduğuna dair bilgileri toplamak, delilleri korumak ve süreci resmî kanallardan başlatmaktır. Bu aşamada yapılanlar, sonraki bütün hukuki sürecin temelini oluşturur.

  • Bilgi ve delil toplayın. Çocuğun ve götüren ebeveynin gittiği ülkeye, adrese, uçuş ve seyahat bilgilerine, iletişim kanallarına ilişkin her şeyi kayıt altına alın: mesajlar, biletler, sosyal medya paylaşımları, yurt dışındaki akrabaların bilgileri.
  • Çocuğun Türkiye'de yaşadığını belgeleyin. Okul kaydı, sağlık kayıtları, ikamet bilgileri gibi çocuğun yaşam merkezinin Türkiye olduğunu gösteren belgeleri bir araya getirin.
  • Velayet ve bakım hakkınızı belgeleyin. Evlilik cüzdanı, nüfus kaydı, varsa velayet ya da kişisel ilişki kararı gibi belgeleri hazırlayın.
  • Resmî kayıt oluşturun. Durumu kolluğa ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirin. Bu kayıt hem çocuğun aranması hem de sonraki süreç için önemlidir.
  • Beklemeyin. Aşağıda açıklanan bir yıllık süre nedeniyle başvuruyu mümkün olan en kısa sürede yapın.

Durumum Lahey Sözleşmesi kapsamında mı?

İzlenecek yolu belirlemek için önce durumunuzun 25 Ekim 1980 tarihli Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukukî Veçhelerine Dair Lahey Sözleşmesi kapsamına girip girmediğini değerlendirmek gerekir. Bunun için üç sorunun cevabı belirleyicidir:

SoruNeden önemli?
Çocuk Sözleşme'ye taraf bir ülkeye mi götürüldü?Sözleşme yalnızca taraf devletler arasında işler. Sözleşme'ye 100'den fazla devlet taraftır; çocuğun götürüldüğü ülkenin taraf olup olmadığı ilk kontrol edilecek husustur.
Çocuğun mutad meskeni Türkiye miydi ve çocuk 16 yaşından küçük mü?Sözleşme, götürülmeden hemen önce mutad meskeni (fiilî yaşam merkezi) taraf bir devlette bulunan ve 16 yaşını doldurmamış çocuklara uygulanır.
Velayet (koruma) hakkınız ihlal edildi mi?Sözleşme'nin 3. maddesi uyarınca götürme, mutad mesken devletinin hukukuna göre sahip olduğunuz ve fiilen kullandığınız koruma hakkını ihlal ediyorsa hukuka aykırıdır. Evlilik devam ederken velayet anne ve babaya birlikte ait olduğundan, çocuğun rızanız olmadan götürülmesi kural olarak bu hakkın ihlalidir.

Üç sorunun cevabı da olumluysa Lahey yolu açıktır. Çocuk Sözleşme'ye taraf olmayan bir ülkedeyse, aşağıda ayrıca açıklanan yollar gündeme gelir. Kavramların ayrıntısı için Uluslararası Çocuk Kaçırma Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.

Nereye ve nasıl başvurulur?

Türkiye'de Lahey Sözleşmesi'nin uygulanmasında Merkezi Makam görevini Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütür. 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca Merkezi Makam, bu görevini mahalli Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yerine getirir. Bu nedenle başvurunuzu bulunduğunuz yerdeki Cumhuriyet başsavcılığı üzerinden yapabilirsiniz. Başvuru doğrudan çocuğun götürüldüğü ülkenin Merkezi Makamına da yapılabilir.

Sözleşme'nin 8. maddesine göre başvuruda en az şu bilgiler bulunmalıdır: başvuranın, çocuğun ve çocuğu götürdüğü ileri sürülen kişinin kimlik bilgileri; çocuğun doğum tarihi; talebin dayandığı gerekçeler; çocuğun ve yanındaki kişinin bulunabileceği yere ilişkin bilgiler. Başvuruya velayet hakkınızı ve çocuğun mutad meskenini gösteren belgeler eklenir. Yabancı makamlara gidecek belgelerin çevirisi gerekir.

İade süreci adım adım

Çocuk Türkiye'den başka bir taraf ülkeye götürüldüğünde iade kararını, çocuğun bulunduğu ülkenin mahkemeleri o ülkenin usul kurallarına göre verir. Süreç genel hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:

  1. Başvurunun iletilmesi. Türkiye Merkezi Makamı başvuruyu inceler ve çocuğun bulunduğu ülkenin Merkezi Makamına iletir.
  2. Çocuğun yerinin tespiti ve tedbirler. Karşı ülkenin makamları çocuğun yerini belirler; çocuğun yeniden başka bir yere götürülmesini önlemek için geçici tedbirler alınabilir.
  3. Rızayla iade ve dostane çözüm. Çocuğu yanında bulunduran ebeveyne başvuru bildirilir ve çocuğu kendi rızasıyla iade edip etmeyeceği sorulur; arabuluculuk veya uzlaşma imkânı araştırılır.
  4. İade davası. Rızayla çözüm sağlanamazsa çocuğun bulunduğu ülkenin yetkili mahkemesinde iade davası görülür. Bu aşamada o ülkede bir avukatla çalışmanız gerekebilir; birçok ülke bu davalarda adli yardım imkânı tanır.
  5. İcra ve teslim. İade kararı verildikten sonra kararın infazı ve çocuğun güvenli biçimde teslimi, Merkezi Makamların koordinasyonuyla sağlanır.

İade davasının Türkiye'de nasıl yürüdüğünü, yani çocuğun Türkiye'ye getirildiği durumu Çocuk İadesi Davası Nasıl Açılır? yazımızda ayrıca anlattık.

Neden her gün önemli?

Sözleşme'nin 12. maddesine göre başvuru, hukuka aykırı götürme veya alıkoymadan itibaren bir yıl içinde yapılırsa mahkeme çocuğun derhal iadesine karar verir. Bir yıl geçtikten sonra yapılan başvurularda da iade kural olarak devam eder; ancak çocuğun yeni çevresine intibak ettiği tespit edilirse iade reddedilebilir. Sözleşme'nin 11. maddesi ayrıca makamların en hızlı usullerle hareket etmesini, mahkemenin kural olarak altı hafta içinde karar vermesini öngörür; bu süre aşılırsa gecikmenin nedenleri sorulabilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de iade talebinde gerekli önlemlerin zamanında alınmamasını ve yargılamanın gereğinden uzun sürmesini aile hayatına saygı hakkının ihlali saymaktadır. Anayasa Mahkemesi, aşağıdaki kararında bu içtihadı özetleyerek iade davalarının ivedilikle ve adil bir usulle yürütülmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu
İade davası velayet davası gibi karara bağlanamaz (Marcus Frank Cerny, B. No: 2013/5126, T. 2.7.2015)

Çocuğu, mutad meskeni olan ABD'den annesi tarafından Türkiye'ye getirilen baba, Lahey Sözleşmesi kapsamında iade talep etmiş; aile mahkemesi, çocuğun yaşı ve anneye muhtaç olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiş, karar Yargıtay'da onanmıştır. Anayasa Mahkemesi, sürecin yeterince hızlı yürütüldüğünü kabul etmekle birlikte, derece mahkemelerinin mutad meskenin neresi olduğunu, Sözleşme'nin 12. maddesindeki şartların neden gerçekleşmediğini ve istisnaların somut olaya uygulanıp uygulanamayacağını hiç tartışmadığını, uyuşmazlığı fiilen bir velayet davası gibi çözdüğünü tespit etmiş ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

Pratik sonuç: İade davası, çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağına karar verilen bir dava değildir; yalnızca velayet uyuşmazlığının hangi ülkede çözüleceğini belirler. Hem başvuruda hem davada, mutad meskeni ve velayet hakkının ihlalini gösteren olgulara odaklanılmalıdır.

Tamamlayıcı hukuki yollar

Lahey yolu esas mekanizma olmakla birlikte, olayın özelliklerine göre aşağıdaki yollar da değerlendirilebilir.

Ceza şikâyeti (TCK m. 234)

Türk Ceza Kanunu'nun 234. maddesi, velayet hakkı elinden alınmış ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısımlarının, 16 yaşını bitirmemiş çocuğu bakım ve gözetimini üstlenen kişinin yanından kaçırmasını veya alıkoymasını şikâyete bağlı bir suç olarak düzenler. Suçun faili, velayeti elinden alınmış olan ebeveyndir. Bu nedenle evlilik devam ederken velayeti birlikte kullanan ebeveynin çocuğu götürmesi kural olarak bu madde kapsamına girmez; boşanma sonrası velayeti bulunmayan ebeveynin eylemi ise suç oluşturabilir. Ceza boyutu her olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Çocuğun aranması ve uluslararası bildirimler

Çocuğun bulunduğu yer belirsizse, yetkili makamlar aracılığıyla ulusal ve uluslararası arama bildirimleri gündeme gelebilir. Bu bildirimler resmî kanallardan yürütülür ve iade sürecini tamamlar.

Türkiye'de velayet ve tedbir talepleri

Türkiye'deki yetkili aile mahkemesinde velayet, kişisel ilişki ve koruyucu tedbirlere ilişkin talepler hukuki konumunuzu güçlendirebilir. Konsolosluklar ve Dışişleri Bakanlığı da yurt dışındaki çocuğunuzun durumu hakkında bilgi almanıza yardımcı olabilir.

Çocuk Lahey'e taraf olmayan bir ülkedeyse

Çocuğun götürüldüğü ülke 1980 Lahey Sözleşmesi'ne taraf değilse Sözleşme'nin hızlı iade mekanizması işlemez. Bu durumda süreç genellikle daha uzun ve karmaşıktır; şu yollar gündeme gelir:

  • O ülkenin mahkemeleri: Velayet ve iade talebinin, çocuğun bulunduğu ülkenin iç hukukuna göre o ülkenin mahkemelerinde yürütülmesi gerekebilir. Bu, yerel bir avukatla çalışmayı zorunlu kılar.
  • Diplomatik ve konsolosluk kanalları: Dışişleri Bakanlığı ve ilgili konsolosluk aracılığıyla girişimde bulunulabilir.
  • İkili anlaşmalar: Türkiye ile o ülke arasında hukuki yardımlaşmaya ilişkin ikili bir anlaşma varsa, bu anlaşmadan yararlanılabilir.

Kaçınılması gereken hatalar

  • Çocuğu kendi başınıza geri getirmeye çalışmak. Hukuk dışı yollarla yapılan bir geri alma, sizi o ülkede ceza sorumluluğuyla karşı karşıya bırakabilir, karşı tarafın hukuki konumunu güçlendirebilir ve çocuğa zarar verebilir.
  • Beklemek. Sorunun kendiliğinden çözüleceğini umarak başvuruyu geciktirmek, bir yıllık süre ve intibak riski nedeniyle aleyhinize sonuç doğurabilir.
  • Delilleri korumamak. Mesajları, seyahat kayıtlarını ve çocuğun Türkiye'deki yaşamına ilişkin belgeleri saklamamak, ispatı zorlaştırır.
  • Çocuğun götürülmesine sonradan onay vermiş gibi görünmek. Götürmeye rıza gösterildiği ya da sonradan kabul edildiği ispatlanırsa iade reddedilebilir (Sözleşme m. 13/1-a). Karşı tarafla yazışmalarınızda götürmeyi kabul eder izlenim veren ifadelerden kaçının.

Karşı tarafın ileri sürebileceği ret sebeplerini Çocuk İadesinin Reddi Sebepleri yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Sık sorulan sorular

Çocuğum yurt dışına kaçırıldı, ilk ne yapmalıyım?

Çocuğun gittiği ülke, adres ve seyahat bilgilerine ilişkin delilleri toplayın; kolluğa ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirimde bulunun; çocuğun Türkiye'de yaşadığını ve velayet hakkınızı gösteren belgeleri hazırlayın. Ardından vakit kaybetmeden Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Merkezi Makama başvurun.

Başvuru için süre sınırı var mı?

Kesin bir hak düşürücü süre yoktur; ancak götürmeden itibaren bir yıl içinde yapılan başvurularda iade kural olarak zorunludur. Bir yıldan sonra çocuğun yeni çevresine uyum sağladığı gerekçesiyle iade reddedilebilir.

İade davası hangi ülkede görülür?

Çocuğun götürüldüğü ülkenin mahkemelerinde, o ülkenin usul kurallarına göre görülür. Türkiye'deki Merkezi Makam ve Cumhuriyet başsavcılığı süreci karşı ülkeyle koordine eder.

Süreç ne kadar sürer ve masraflı mıdır?

Sözleşme, mahkemelerin kural olarak altı hafta içinde karar vermesini öngörür; uygulamada kanun yolları ve incelemeler nedeniyle süre uzayabilir. Sözleşme kapsamındaki işlemler için teminat istenmez; masraf ve avukatlık ücreti konusunda ise karşı ülkenin uygulaması ve adli yardım imkânları belirleyicidir.

Çocuğu kendim gidip geri getirebilir miyim?

Önerilmez. Hukuk dışı bir geri alma sizi ceza sorumluluğuyla karşı karşıya bırakabilir ve hukuki konumunuzu zayıflatabilir. Süreç resmî kanallardan yürütülmelidir.

Karşı taraf yurt dışında velayet kararı alırsa iade engellenir mi?

Kural olarak hayır. Sözleşme'nin 17. maddesi uyarınca, çocuğun bulunduğu ülkede velayet kararı verilmiş olması tek başına iadenin reddi için gerekçe oluşturmaz. Türkiye'de de 5717 sayılı Kanun, iade talebinin velayet uyuşmazlığından ayrı yürütüleceğini düzenler.

İlgili Makalelerimiz

Çocuğunuzun yurt dışına götürülmesi veya iade süreci hakkında profesyonel hukuki destek için bizimle iletişime geçin.

Şahin & Eldemir Hukuk Bürosu — 0505 482 21 27 E-posta Gönder