Çocuk İadesi Davası Nasıl Açılır?
Çocuk yurt dışındaki mutad meskeninden Türkiye'ye hukuka aykırı biçimde getirildiğinde, iadesi için açılan dava sıradan bir hukuk davası gibi işlemez. Davayı çocuğu kaçırılan ebeveyn değil, Adalet Bakanlığı adına Cumhuriyet başsavcılığı açar; aile mahkemesi de velayete girmeden yalnızca çocuğun iade edilip edilmeyeceğine karar verir.
Bu yazıda çocuk iadesi davasının Türkiye'de nasıl başladığını, Merkezi Makam ile Cumhuriyet başsavcılığının rollerini, görevli ve yetkili mahkemeyi, 5717 sayılı Kanun'daki yargılama kurallarını, geçici tedbirleri, kararın nasıl icra edildiğini ve masrafları anlatıyoruz. Anlatım, çocuğun Türkiye'ye getirildiği duruma göre yapılmıştır. Çocuğu Türkiye'den yurt dışına götürülen ebeveyn için Çocuğum Yurt Dışına Kaçırıldı, Ne Yapmalıyım? yazımızı okuyabilirsiniz.
Süreçte kim ne yapar?
İade davasının dayanağı, 1980 Lahey Sözleşmesi ve Sözleşme'nin Türkiye'de uygulanmasını düzenleyen 5717 sayılı Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair Kanun'dur. Süreçte dört aktör vardır:
| Aktör | Görevi | Dayanak |
|---|---|---|
| Merkezi Makam (Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü) | Yabancı merkezi makamdan gelen talebi alır, Cumhuriyet başsavcılığına iletir, ülkeler arası koordinasyonu yürütür | 5717 s. K. m. 4 |
| Cumhuriyet başsavcılığı | Çocuğun yerini tespit eder, rızayla iade ve sulh için girişimde bulunur, sonuç alınamazsa davayı açar | m. 5 ve m. 7/2 |
| Aile mahkemesi | Sulhu teşvik eder, velayete girmeden iade talebini karara bağlar, geçici tedbirler alır | m. 6, 8, 10, 24 |
| Anne ve baba | Davanın taraflarıdır; davaname ve duruşma günü kendilerine tebliğ edilir, delil sunar ve kanun yoluna başvurabilirler | m. 9/1 ve m. 17/2 |
Dava adım adım nasıl açılır?
- Başvuru. Velayet hakkı ihlal edilen kişi, çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülkenin merkezi makamına, Türkiye Merkezi Makamına ya da Sözleşme'ye taraf başka bir devletin merkezi makamına başvurabilir (m. 7/1). Yurt dışındaki başvurular Türkiye Merkezi Makamına iletilir.
- Başsavcılığa iletme ve yer tespiti. Merkezi Makam talebi, çocuğun bulunduğu yerin Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Başsavcılık, kolluk ve diğer makamları görevlendirerek çocuğun yerini tespit eder ve menfaatlerinin korunması için gerekli tedbirleri alır (m. 5/1-a).
- Rızayla iade ve sulh girişimi. Başsavcılık, çocuğu yanında bulunduran kişinin beyanını alarak çocuğu rızasıyla teslim edip etmeyeceğini sorar; taraflar arasında sulh yoluyla çözüm arar (m. 5/1-b).
- Davanın açılması. Rızayla iade ya da sulh mümkün olmazsa, Cumhuriyet başsavcılığı Merkezi Makam adına davaname düzenleyerek aile mahkemesinde iade davasını açar (m. 5/1-c ve m. 7/2). Davanameye yabancı merkezi makamın, başvurucunun veya çocuğu yanında bulunduranın sunduğu belgeler eklenir; merkezi makam tarafından gönderilen belgeler için tasdik aranmaz (m. 7/3).
- Tebligat. Davaname, duruşma günüyle birlikte taraflara, yani anne ve babaya tebliğ edilir (m. 9/1).
- Sulh teşviki ve yargılama. Mahkeme esasa girmeden önce, sosyal çalışmacı, psikolog ve pedagog gibi uzmanlardan da yararlanarak iadeyi sulh yoluyla teşvik eder. Sulh sağlanamazsa yargılamaya devam ederek esas hakkında karar verir (m. 8).
- Karar, kanun yolu ve icra. Karara karşı Merkezi Makam, başvurucu veya davalı kanun yoluna gidebilir. İade kararı kesinleştiğinde yerine getirilir (m. 17).
Görevli ve yetkili mahkeme
5717 sayılı Kanun'dan doğan dava ve işlerde görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu davalara, 4787 sayılı Kanun uyarınca aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesi bakar (m. 6/1).
Yetkili mahkeme, iade başvurusu yapıldığı sırada çocuğun hâlen oturduğu ya da geçici koruma tedbiri kapsamında koruma altına alındığı yerin mahkemesidir (m. 6/2).
Yargılama usulünün özellikleri
- Basit usul ve ivedilik. Bu davalar basit yargılama usulüne göre, öncelikle ve acele görülür (m. 9/2). Sözleşme de mahkemenin kural olarak altı hafta içinde karar vermesini öngörür.
- Adli tatilde de görülür. İade davaları adli tatilden etkilenmez; adli tatil nedeniyle sürelerin uzamasına ilişkin kurallar da uygulanmaz (m. 16).
- İade davası önce görülür. İade davası sürerken velayet davası açılmışsa velayet davası bekletilir (m. 14). İki dava birleştirilmişse ayrılır ve önce iade davası sonuçlandırılır (m. 15).
- Velayete karar verilmez, ama bir istisnayla. Mahkeme çocuğun iadesine karar verirse ayrıca velayete ilişkin bir karar vermez. Buna karşılık iade talebini reddederse aynı hükümde velayete ilişkin karar verebilir (m. 12).
- Sonradan alınan velayet kararı iadeyi engellemez. İade başvurusundan sonra verilmiş bir velayet kararı, iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz (m. 13). Bu kural, çocuğu getiren ebeveynin Türkiye'de hızla velayet kararı alarak süreci boşa çıkarmasını önler.
- Mahkeme belge isteyebilir. Mahkeme, iade talebini değerlendirmek için gerekli gördüğü bütün bilgi ve belgelerin sunulmasını isteyebilir (m. 7/4).
Dava sürerken alınabilecek tedbirler
Mahkeme, talep üzerine veya kendiliğinden, iki tür geçici tedbire karar verebilir:
| Tedbir türü | Örnekler | Dayanak |
|---|---|---|
| Çocuğun korunması | Çocuğun bir akrabaya teslimi; güvenilir bir aile yanına, çocuk kurumuna ya da gerekiyorsa sağlık kurumuna yerleştirilmesi. Gerektiğinde çocuğun görüşü ve uzman raporu alınır. | m. 10 |
| Çocuğun yeniden götürülmesinin önlenmesi | Yurt dışına çıkışın geçici olarak durdurulması; pasaport çıkarma veya yenileme işlemlerinin durdurulması; okul, muhtarlık ve nüfus kayıtlarının değiştirilmesinin engellenmesi; pasaport ve kimliklere el konulması; çocuğun belirli aralıklarla kontrol edilmesi. | m. 24 |
| Geçici kişisel ilişki | Dava sonuçlanıncaya kadar başvurucu ile çocuk arasında geçici kişisel ilişki kurulması. | m. 11/2 |
Pratikte en önemlisi, 24. maddedeki yurt dışı çıkış yasağıdır. Çocuğun dava sürerken üçüncü bir ülkeye götürülmesi, bütün süreci başa döndürebilir; bu nedenle tedbir talebi davanın başında yapılmalıdır.
Karar nasıl icra edilir?
İade kararı kesinleştiğinde yerine getirilir (m. 17/1). 2021 yılında 7343 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin ardından iade ilamları, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun ilgili hükümlerine göre ve teslim emri tebliğ edilmeksizin, adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğü aracılığıyla yerine getirilir (m. 18-19).
- Çocuğu alıkoyan kişi bulunmaz ya da hemen bulundurulamazsa ilam, onun yokluğunda yerine getirilir; alıkoyan kişi çocuğun bulunabileceği yerleri göstermek zorundadır (m. 19).
- Kolluk, müdürlüğün yazılı talebi üzerine yardım etmekle yükümlüdür (m. 20).
- Teslim sırasında psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı gibi uzmanlar hazır bulundurulur (m. 21).
- Uzman, teslimin çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimini ağır bir tehlikeye sokacağını tespit ederse, tehlike ortadan kalkıncaya kadar teslim ertelenir (m. 22).
- Teslim, başvurucunun ya da onun belirlediği kişi veya kurum yetkilisinin huzurunda yapılır (m. 23).
- İcra sırasında çocuğu gizleyen ya da icradan sonra yeniden kaçıran kişi hakkında Çocuk Koruma Kanunu'ndaki yaptırım uygulanır (m. 25).
Masraflar ve adli yardım
5717 sayılı Kanun kapsamındaki dava ve işler harca tabi değildir. Yargılama masrafları kovuşturma ödeneğinden karşılanır; ancak sonunda davayı kaybeden tarafa yükletilir (m. 27/1). Başvurucu adına avukat veya danışman katılımından doğan masraflar ile çocuğun iadesinden doğan masraflar (örneğin yol giderleri) kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz (m. 27/2). Başvurucu adli yardımdan yararlanabilir (m. 28).
Yargı kararları ışığında
Almanya'dan Türkiye'ye getirilen çocuk için Merkezi Makam adına 2019'da açılan davada ilk derece mahkemesi, davacı babaya davaname ve duruşma gününü tebliğ etmeden karar vermiştir. Yargıtay, 5717 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre Merkezi Makamın açtığı iade davalarında anne ve babanın davanın tarafı olduğunu, yargılamanın bütün aşamalarından tebligatla haberdar edilmeleri gerektiğini belirterek kararı bozmuştur. Sonraki aşamalarda ciddi risk istisnasının ispatlanamadığı gerekçesiyle ikinci bir bozma gelmiş; direnme ve Hukuk Genel Kurulu süreci sonunda çocuk 16 yaşını doldurduğu için dava konusuz kalmıştır.
Pratik sonuç: Davayı savcılığın açması, başvurucu ebeveynin süreci izlememesi anlamına gelmez. Tebligatların yapılıp yapılmadığı ilk duruşmada kontrol edilmeli, usul eksiklikleri baştan giderilmelidir; aksi halde uzayan yargılama iade hakkını fiilen ortadan kaldırabilir.
ABD Merkezi Makamından gelen talep üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının açtığı iade davası, aile mahkemesince çocuğun yaşı ve anneye muhtaç olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, karar onanmıştır. Anayasa Mahkemesi, sürecin yeterince hızlı yürüdüğünü ve babanın avukatıyla davaya katılıp delil sunabildiğini kabul etmiştir. Ancak mahkemelerin mutad meskeni, Sözleşme'nin 12. maddesindeki iade şartlarını ve istisnaların somut olaya uygulanıp uygulanamayacağını hiç tartışmadığını, uyuşmazlığı bir velayet davası gibi çözdüğünü tespit ederek aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Pratik sonuç: İade davasında mahkemenin kararı; mutad meskeni, velayet hakkının ihlalini ve ileri sürülen istisnaları gerekçeli olarak tartışmalıdır. Yalnızca çocuğun yaşına ya da anneye ihtiyacına dayanan bir ret, kanun yolunda ve bireysel başvuruda sonuç doğurabilir.
Sık sorulan sorular
İade davasını kim açar?
Çocuğun Türkiye'ye getirildiği durumda dava, Merkezi Makam adına mahalli Cumhuriyet başsavcılığı tarafından aile mahkemesinde açılır (5717 s. K. m. 7/2). Anne ve baba davanın tarafıdır.
Yurt dışındaki ebeveyn Türkiye'de avukat tutmalı mı?
Zorunlu değildir; davayı savcılık açar ve yürütür. Ancak delillerin sunulması, tebligatların takibi, tedbir taleplerinin yapılması ve kanun yolları bakımından Türkiye'de bir avukatla çalışmak süreci güçlendirir. Avukatlık ücretleri kovuşturma ödeneğinden karşılanmaz; adli yardım imkânı ise vardır.
İade davası hangi mahkemede görülür?
Aile mahkemesinde; aile mahkemesi olmayan yerlerde aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde. Yetkili mahkeme, başvuru sırasında çocuğun oturduğu yer mahkemesidir.
Mahkeme velayete karar verir mi?
İadeye karar verirse hayır; velayet uyuşmazlığı çocuğun mutad meskeni ülkesinde görülür. İade talebini reddederse aynı hükümde velayete ilişkin karar verebilir (m. 12).
Çocuğu getiren ebeveyn Türkiye'de velayet kararı alırsa iade engellenir mi?
Hayır. İade başvurusundan sonra verilmiş bir velayet kararı, iade talebinin reddine gerekçe oluşturmaz (m. 13); iade davası sürerken açılan velayet davası da bekletilir (m. 14).
Dava sürerken çocuk başka bir ülkeye götürülebilir mi?
Mahkeme, çocuğun yurt dışına çıkışını geçici olarak durdurabilir, pasaport işlemlerini engelleyebilir ve pasaporta el koyabilir (m. 24). Bu tedbir davanın başında talep edilmelidir.
İade davası ne kadar sürer ve masrafı nedir?
Kanun bu davaların öncelikle ve acele, adli tatilde de görülmesini öngörür; Sözleşme altı haftalık bir hedef koyar. Uygulamada uzman incelemeleri ve kanun yolları süreyi uzatabilir. Dava harçtan muaftır; yargılama masrafları sonunda kaybeden tarafa yükletilir.
İlgili Makalelerimiz
- Uluslararası Çocuk Kaçırma Nedir?
- Çocuğum Yurt Dışına Kaçırıldı, Ne Yapmalıyım?
- Çocuk İadesinin Reddi Sebepleri
Çocuk iadesi davası ve uluslararası çocuk kaçırma süreçleri hakkında profesyonel hukuki destek için bizimle iletişime geçin.
Şahin & Eldemir Hukuk Bürosu — 0505 482 21 27 E-posta Gönder