İvazlı mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakanın sağlığında bir mirasçısı ile yaptığı ve mirasçının ileride doğacak miras haklarından — saklı pay ve tenkis hakkı dahil — bir karşılık sağlanarak vazgeçmesine ilişkin ölüme bağlı bir tasarruf işlemidir. Bu makale; sözleşmenin TMK m. 528-530 çerçevesindeki hukuki niteliğini, şekil şartını, geçerlilik koşullarını, sonuçlarını ve uygulamada en sık karşılaşılan iptal davalarını ele almaktadır.
Tereke planlaması, aile içi servet aktarımı, ikinci evliliklerde önceki çocuklarla yaşanabilecek miras anlaşmazlıklarının önlenmesi ve aile şirketi paylarının korunması gibi pek çok pratik amaçla başvurulan ivazlı feragat sözleşmesi, doğru kurulduğunda son derece etkili bir hukuki araçtır. Bununla birlikte sıkı şekil şartlarına bağlı olması, irade sakatlığı iddialarına açık olması ve uzun yıllar sonra iptal davalarıyla sarsılma riski taşıması nedeniyle uygulamada dikkat gerektiren bir alandır. Makalenin amacı, hem hukuki çerçeveyi ortaya koymak hem de sözleşmenin ileride iptal edilmemesi için kuruluş aşamasında alınması gereken tedbirleri pratik biçimde sunmaktır.
Kavram ve Hukuki Niteliği
Mirastan feragat sözleşmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 528 ila 530. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Doktrinde iki temel görünüm şekli bulunur: ivazsız feragat ve ivazlı feragat. İvazsız feragatte mirasçı, herhangi bir karşılık almaksızın miras haklarından vazgeçer. İvazlı feragat ise mirasçının vazgeçmesi karşılığında mirasbırakanın sağlığında bir karşılık (ivaz) sağlaması ile gerçekleşir. Bu karşılık taşınmaz devri, taşınır mülkiyetinin geçirilmesi, nakit ödeme, intifa hakkı tesisi veya başka bir maddi edim olabilir.
Sözleşme, ölüme bağlı bir tasarruf niteliğindedir ve miras sözleşmelerinin alt türlerinden biridir. Bu nedenle hem sözleşme hukukunun (TBK) hem de ölüme bağlı tasarruflar hukukunun (TMK) ilkeleri birlikte uygulanır. Sağlar arası bir sözleşme değildir; sonuçlarının önemli bir kısmı mirasın açılması (mirasbırakanın ölümü) anında doğar.
İvazlı feragatin temel pratik amacı, mirasbırakanın sağlığında belirli bir mirasçıyı tatmin ederek ileride açılacak miras paylaşımı, muris muvazaası ve tenkis davalarının önüne geçmektir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre, mirastan feragat etmiş kişi muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açma ehliyetinden de yoksundur. Bu yönüyle ivazlı feragat sözleşmesi, terekenin ileride hukuki ihtilafa konu olmasını önlemenin en güçlü yollarından biridir.
Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur.
Şekil Şartı: Resmi Vasiyetname Biçimi
Mirastan feragat sözleşmesi, miras sözleşmesi niteliği taşıdığından TMK m. 545’in atfı ile resmi vasiyetname biçiminde düzenlenmek zorundadır. Bu kural emredici olup, şekil eksikliği mutlak butlan yaptırımına bağlanmıştır. Şekle aykırı düzenlenen bir sözleşme baştan itibaren geçersizdir ve hiçbir hukuki sonuç doğurmaz.
Uygulamada düzenleme şeklinde noterde yapılması yerleşik usuldür. Noterlik Kanunu m. 89 ve devamı çerçevesinde:
- Sözleşmenin tarafları (mirasbırakan ve mirasçı) ile iki tanığın aynı anda noter huzurunda bulunması gerekir.
- Sözleşme metni noter tarafından düzenlenir, taraflara okunur veya taraflarca okunur.
- Okunmasının ardından taraflar ve tanıklar tarafından imzalanır.
- Noter tarafından onaylanır ve resmi sicile kaydedilir.
- Sözleşme vekâleten yapılamaz; mirasbırakan ve mirasçı bizzat hazır olmak zorundadır.
- Tanıklar TMK m. 536 anlamında tanıklık ehliyetine sahip kişiler arasından seçilmelidir; akrabalık ve menfaat yasakları dikkate alınmalıdır.
Noter onayı (tasdik) şeklinde düzenleme yeterli değildir; mutlaka düzenleme (re’sen tanzim) şeklinde yapılmalıdır. Bu ayrım uygulamada en sık karşılaşılan şekil eksikliği nedenidir ve sonradan iptal davalarının dayanağı olabilmektedir.
Geçerlilik Koşulları
Tarafların Ehliyeti
Mirasbırakanın TMK m. 503 uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve on beş yaşını doldurmuş olması gerekir. Mirasçı/feragat eden konumundaki kişi yönünden ise tam fiil ehliyeti aranır; reşit ve mümeyyiz olmalıdır. Mirasbırakanın ileri yaşta veya ciddi sağlık sorunu içinde olması durumunda, sözleşmenin yapılmasından önce alınacak sağlık kurulu raporu ile temyiz kudretinin tespiti, ileride açılabilecek ehliyetsizlik iddialı iptal davalarına karşı en güçlü savunma vesikasıdır. Ehliyetsizlik iddiası mutlak butlan rejimine tabi olduğundan zamanaşımına da bağlı değildir.
İrade Sakatlığı Bulunmaması
Sözleşmenin tarafları; sözleşmenin niteliği, ivazın değeri, terekenin durumu ve sözleşmenin doğuracağı sonuçlar konusunda tam ve doğru bilgiye sahip olarak hür iradeleriyle imzalamış olmalıdır. TBK m. 30 ve devamı hükümleri çerçevesinde hata (m. 31-32), hile (m. 36) veya korkutma (m. 37) durumunda sözleşme iptal edilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan irade sakatlığı, feragat eden mirasçının terekenin gerçek kapsamı ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırmalar konusunda bilgilendirilmemiş olmasıdır; bu durum aşağıda “Sözleşmenin İptali” bölümünde ayrıntılı ele alınmaktadır.
Konunun Hukuka ve Ahlaka Uygunluğu
TBK m. 27 anlamında sözleşmenin konusu emredici hukuk kurallarına, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya imkânsız olmamalıdır. Mirastan feragat — kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın bir karşılık alınarak sınırlandırılması — hukuk düzenince açıkça kabul edilmiş bir işlem olduğundan bu yönden bir engel kural olarak yoktur.
İvazın Niteliği
İvazlı feragatte ivaz, mirasçının vazgeçtiği hakka karşılık mirasbırakanca sağlanan ekonomik değerdir. İvazın türü, miktarı ve ödeme zamanı sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Uygulamada en sık karşılaşılan ivaz türleri:
- Taşınmaz devri — tapuda satış veya bağış olarak gösterilerek mirasçı adına tescil edilir.
- Taşınır mülkiyetinin geçirilmesi — araç, değerli ev eşyası, hisse senedi vb.
- Nakit ödeme — toplu veya taksitli olarak.
- İntifa hakkı veya oturma hakkı tesisi — özellikle eş için sık kullanılır.
- Belirli bir hakkın devri — alacak, lisans, marka hakkı vb.
İvazın değerinin, mirasçının vazgeçtiği muhtemel miras payına oranla makul olması gerekir. Aksi hâlde TBK m. 28 anlamında gabin (aşırı yararlanma) iddiasına zemin hazırlanabilir.
Sözleşmenin Sonuçları
Mirasçılık Sıfatının Kaybı
Feragat eden, sözleşmenin geçerli kurulması ile birlikte mirasçılık sıfatını kaybeder. Bu kayıp, hem yasal miras payı hem de saklı pay yönünden mutlaktır. Mirasın açılmasından sonra terekenin paylaşımına katılma, miras taksimi davası açma, terekenin temsili davalarında yer alma ve — Yargıtay yerleşik içtihadına göre — muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası açma ehliyeti de ortadan kalkar.
Altsoy Üzerindeki Etki — TMK m. 528/2
TMK m. 528/2’ye göre aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça ivazlı feragat, feragat edenin altsoyunu da bağlar. Yani feragat edenin çocukları (mirasbırakanın torunları) da halefiyet yoluyla mirasçı sıfatı kazanamayacaktır. Bu kural ivazsız feragatte tam tersine işler — ivazsız feragatte aksi kararlaştırılmadıkça altsoy bağlanmaz.
Pratik öneri: Sözleşme metninde altsoyun durumu açıkça düzenlenmelidir. Tarafların gerçek iradesi yoruma bırakılmamalı, ya “işbu feragat, feragat edenin altsoyunu da kapsar; mirasbırakanın torunları, ölümünden sonra mirasa hiçbir surette halefiyet yoluyla katılma hakkına sahip değildir” gibi açık bir bağlayıcılık ifadesi konulmalı ya da altsoyun saklı tutulduğu açıkça belirtilmelidir.
Belirli Kişi Lehine Feragat — TMK m. 529
Feragat sözleşmesinde feragatin belirli bir kişi lehine yapılması da mümkündür. Bu durumda feragat eden, mirasçılık sıfatını yalnızca o kişi mirasçı olabildiği takdirde kaybeder. Belirtilen kişi herhangi bir nedenle mirasçı olamazsa (ölüm, mirastan yoksunluk vb.), feragat hükümsüz sayılır ve feragat eden mirasçılık sıfatını korur. Bu hüküm, aile şirketi paylarının belirli bir varise yönlendirilmesi gibi yapılandırılmış tereke planlamalarında uygulama alanı bulur.
Alacaklılara Karşı Sorumluluk — TMK m. 530
TMK m. 530 uyarınca mirasın açıldığı anda tereke borçları karşılamaya yetmez ve mirasçılar da bu borçları ödemezse, ölümden önceki beş yıl içinde mirasbırakandan feragat karşılığında bir kazanç sağlamış olan feragat eden ve mirasçıları, miras açılması anındaki zenginleşmeleri tutarında mirasbırakanın alacaklılarına karşı sorumludurlar.
Bu hüküm, sözleşmenin kuruluşundan itibaren beş yıllık bir gözlem süresi yaratır. Bu süre içinde mirasbırakan vefat eder ve terekenin alacaklıların alacağını karşılamaya yetmediği ortaya çıkarsa, feragat eden ivaz olarak aldığı değer üzerinden alacaklılara sorumlu olabilir. Ayrıca İİK m. 277 ve devamı kapsamında, mirasbırakanın mevcut alacaklıları ödeme güçlüğü içindeyken yapılan ve alacaklıları zarara uğratan bir tasarruf olarak ivazlı feragati ve buna bağlı taşınmaz devrini iptal talebiyle dava açabilir (tasarrufun iptali davası). İİK m. 284 uyarınca beş yıllık hak düşürücü süre tasarrufun yapıldığı tarihten başlar.
Diğer Saklı Paylı Mirasçıların Durumu
İvazlı feragatte ivaz olarak verilen değer, kural olarak tenkise tabi olmaz; çünkü bu bir karşılıklı sözleşme olup denkleştirme/tenkis kurallarının uygulanacağı tek taraflı bir kazandırma değildir. Ancak Yargıtay uygulamasında, ivaz olarak verilen değer ile mirasçının vazgeçtiği gerçek pay arasında açık ve aleyhe bir oransızlık varsa, bu oransızlık tutarındaki kısım TMK m. 565/4 anlamında “saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapılmış kazandırma” olarak değerlendirilip diğer saklı paylı mirasçılar tarafından tenkise tabi tutulabilmektedir. Bu durum, ivazın aşırı yüksek tutulmasının yarattığı tenkis riskini ortaya koyar.
İvazın Devri: Bağımsız Tasarruf İşlemi
İvaz olarak verilecek bir taşınmazın feragat eden mirasçıya geçirilmesi, mirastan feragat sözleşmesinden teknik olarak ayrı ve bağımsız bir tasarruf işlemidir. Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması TMK m. 706 uyarınca tapu sicilinde resmi şekilde yapılacak akit ve tescil ile mümkündür. Feragat sözleşmesi noterde düzenlenmiş olsa dahi, taşınmaz tapuda devredilmedikçe ivaz fiilen ifa edilmiş sayılmaz.
Uygulamada feragat sözleşmesinin imzalanmasını takiben aynı veya ertesi iş günü içinde tapu devrinin tamamlanması güçle önerilir. Aksi hâlde mirasçı, ifa edilmemiş ivaz nedeniyle ifa davası açabilir ya da TBK m. 117 ve devamı kapsamında sözleşmeden dönebilir; her iki ihtimalde de hedeflenen koruma sarsılır. Alternatif olarak feragat sözleşmesi metnine geciktirici şart konulması (“işbu sözleşmenin geçerliliği, taşınmazların tapuda kayıtsız şartsız feragat eden adına tescil edilmesine bağlıdır”) düşünülebilirse de bu yaklaşım hukuki yorum açısından tartışmalıdır; en güvenli yol iki işlemin eş zamanlı tamamlanmasıdır.
Sözleşmenin İptali: İrade Sakatlığı ve Diğer Sebepler
İvazlı feragat sözleşmesi, geçerli olarak kurulduktan sonra dahi belirli sebeplerle iptal edilebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan iptal sebepleri ve süreleri:
| İptal Sebebi | Dayanak | Süre |
|---|---|---|
| Esaslı hata | TBK m. 31-32 | Öğrenmeden itibaren 1 yıl |
| Hile (aldatma / susarak gizleme) | TBK m. 36 | Öğrenmeden itibaren 1 yıl |
| Korkutma | TBK m. 37 | Etkinin kalkmasından itibaren 1 yıl |
| Gabin (aşırı yararlanma) | TBK m. 28 | Öğrenmeden 1 yıl / her hâlde 5 yıl |
| Ehliyetsizlik | TMK m. 503 | Süre yok (mutlak butlan) |
| Şekil eksikliği | TMK m. 545 | Süre yok (mutlak butlan) |
Esaslı Hata ve Hile
TBK m. 32 anlamında esaslı hata, sözleşmenin kurulması sırasında esaslı yanılmaya düşülmesi hâlinde sözleşmeyi geçersiz kılar. Mirastan feragat eden kişinin, vazgeçtiği miras hakkının kapsamı ve değeri konusunda yanılmış olması — özellikle tereke içine girmesi gereken ancak gizli muvazaalı işlemlerle dışarıda tutulmuş veya tutulacak değerler bakımından — Yargıtay uygulamasında esaslı hata olarak değerlendirilebilmektedir.
TBK m. 36 anlamında hile ise bir tarafın sözleşmeyi yapmaya yöneltmek amacıyla diğer tarafı aldatıcı davranışta bulunması veya susarak gerçeği gizlemesi durumudur. Doktrin ve Yargıtay içtihatlarında miras hukuku alanında özel güven ilişkisi gerektiren işlemlerde (ana-baba ile evlat arasındaki feragat sözleşmesi gibi), mirasbırakanın malvarlığı ve sağlığında yaptığı önemli tasarruflar konusunda mirasçıya açıklama yapmaması “susmaktan ileri gelen hile” boyutuna ulaşabilmektedir. Bu nedenle sözleşme metnine feragat edenin terekenin durumu ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı önemli kazandırmalar hakkında tam bilgi sahibi olduğuna ilişkin açık beyan konulması, hile iddiasına karşı en güçlü savunma vesikasıdır.
Gabin (Aşırı Yararlanma)
TBK m. 28 uyarınca gabin, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bu oransızlığın bir tarafın zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden veya deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılmış olması hâlinde söz konusudur. Mirasçının ileride alacağı muhtemel miras payına oranla ivazın ciddi şekilde düşük kalması, gabin iddiasının zeminini hazırlar. İvaz olarak verilecek taşınmazların SPK lisanslı bağımsız ekspertizle değerlemesinin yaptırılması ve raporun sözleşme dosyasına eklenmesi, ileride gabin iddiasına karşı en güçlü savunmadır.
Ehliyetsizlik
Mirasbırakanın sözleşme tarihinde temyiz kudretinden yoksun olduğu iddiası, ölümden sonra diğer mirasçılar tarafından her zaman ileri sürülebilir ve mutlak butlan rejimine tabi olduğundan zamanaşımına bağlı değildir. Mirasbırakanın yaşı, sağlık geçmişi (özellikle nörolojik veya psikiyatrik rahatsızlıklar), kullandığı ilaçlar dikkate alınarak sözleşme tarihine yakın bir tarihte tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan alınacak ehliyet raporu, bu davaya karşı en güçlü koruyucu belgedir.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Senaryolar
İkinci Evlilik ve Önceki Çocuk
İvazlı feragat sözleşmesinin uygulamada en sık başvurulduğu senaryolardan biri, ikinci evlilik yapan bir mirasbırakanın, önceki evliliğinden olan çocuğu ile yapacağı sözleşmedir. Amaç, mirasbırakanın ikinci eşinin evlilik öncesinde edindiği kişisel taşınmazları ileride muris muvazaası iddialarına karşı korumaktır. Feragat eden çocuk mirasçılık sıfatını kaybedeceğinden Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre muris muvazaasına dayalı dava açma ehliyeti de bertaraf edilmiş olur.
Ancak bu koruma mutlak değildir: feragat sözleşmesi imzalanırken çocuk eşin pre-marital taşınmazları ve mirasbırakanın diğer önemli kazandırmaları konusunda bilgilendirilmemişse, ileride bu durum öğrenildiğinde TBK m. 32 ve/veya m. 36 uyarınca iptal davası açılabilir. İptal kararı ile birlikte çocuk hem mirasçılık sıfatını geri kazanır hem de hem feragat sözleşmesini iptal ettiren temel iddia (muris muvazaası) hem de ivaz olarak verilen taşınmazlara ilişkin tenkis taleplerini birlikte ileri sürebilir. Bu nedenle ikinci evlilik senaryosunda gerçek koruma, sözleşme metninde tam şeffaflık ve bilgilendirilmiş onayın açıkça yer almasındadır.
Aile Şirketi Paylarının Korunması
Aile şirketlerinde, mirasbırakanın şirket paylarının yönetimden anlayan belirli bir çocuğa kalmasını sağlama amacıyla diğer çocuk(lar) ile ivazlı feragat sözleşmesi yapılması yaygın bir uygulamadır. Bu senaryoda ivaz genellikle nakit ödeme veya şirket dışı taşınmaz devri biçiminde gerçekleşir. TMK m. 529 anlamında “belirli kişi lehine feragat” kuralı bu yapılandırmada özellikle dikkate alınmalıdır.
Tarımsal İşletmenin Bütünlüğünün Korunması
Aile çiftliği veya tarımsal işletmenin bölünmesinin işletmenin ekonomik bütünlüğünü tehlikeye düşürdüğü durumlarda, mirasbırakanın işletmeyi devam ettirecek mirasçı ile diğer mirasçılar arasında ivazlı feragat sözleşmeleri yapması yaygın bir tereke planlamasıdır. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu çerçevesinde tarım arazilerinin bölünme yasağı dikkate alındığında, bu senaryolarda ivazlı feragatin işlevi daha da önem kazanır.
Vergisel Boyut
İvaz olarak yapılan taşınmaz devrinin vergisel rejimi, uygulamada tartışmalı bir konudur. Tapuda işlemin gösteriliş şekline göre farklı vergisel sonuçlar doğar:
- Satış olarak gösterilirse: 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca tapu harcı (binde 40, taraflar arasında bölüştürülerek) doğar; ayrıca beş yıl içinde elden çıkarmada Gelir Vergisi Kanunu mük. m. 80 anlamında değer artış kazancı sonuçları gündeme gelebilir.
- Bağış olarak gösterilirse: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m. 1 ve devamı uyarınca artan oranlı ivazsız intikal vergisi söz konusu olur (yakınlık derecesine göre %10 ile %30 arası).
İvazlı mirastan feragat sözleşmesi kapsamında yapılan taşınmaz devri, gerçek hukuki niteliği itibariyle ne satış ne de bağıştır; bir miras hukuku ivazıdır. Maliye İdaresi’nin bu nitelendirme konusunda yerleşik tek tip uygulaması bulunmamaktadır. Pratikte tapuda “bağış” olarak gösterilip Veraset ve İntikal Vergisi ödenmesi en sık tercih edilen yoldur, ancak somut işlemin vergisel optimizasyonu için bağımsız bir vergi danışmanından mukteza talebi de düşünülerek görüş alınması yerinde olacaktır.
İvazlı feragat sözleşmesi koruyucu bir araç olarak son derece etkilidir; ne var ki koruyucu işlevi yalnızca kuruluş aşamasında alınan tedbirlerin titizliği oranında doğar. Şekil eksikliği, ehliyet sorunu, ivaz oransızlığı veya bilgi asimetrisi gibi kuruluş hatalarıyla yapılan bir sözleşme, on yıl sonra açılacak bir iptal davasıyla yerle bir olabilir; bu durumda korunmaya çalışılan tasarrufun aksi yönde sonuç doğurması kaçınılmazdır.
Sözleşme Kuruluşu Kontrol Listesi
- Mirasbırakanın aktif ve pasif mal varlığının kapsamlı envanteri çıkarıldı.
- Feragat eden mirasçı, terekenin durumu ve mirasbırakanın sağlığında yaptığı önemli kazandırmalar konusunda yazılı olarak bilgilendirildi.
- İvaz olarak verilecek taşınmazların SPK lisanslı bağımsız ekspertizle değeri tespit edildi.
- Feragat edenin muhtemel miras payı ile ivazın değeri arasında makul oran sağlandı; karşılaştırmalı tablo dosyaya eklendi.
- Feragat eden, sözleşme tarihinden önce bağımsız bir avukatla danışmanlık görüşmesi yaptı ve bu durum tutanağa geçirildi.
- Sözleşme tarihine yakın bir tarihte mirasbırakanın temyiz kudretini tespit eden sağlık kurulu raporu alındı.
- Sözleşme noterde düzenleme şeklinde (tasdik değil), iki ehliyetli tanık huzurunda imzalandı.
- Mirasbırakan ve mirasçı sözleşmeyi bizzat imzaladı; vekâlet kullanılmadı.
- Sözleşmede feragat edenin terekeden ve mirasbırakanın kazandırmalarından haberdar olduğuna ilişkin açık beyan yer aldı.
- Altsoyun durumu (bağlı veya saklı tutuldu) sözleşme metninde açıkça düzenlendi.
- Sözleşmenin imzalanmasıyla eş zamanlı veya en geç ertesi iş günü içinde ivaz olarak verilen taşınmazlar tapuda devredildi.
- Mirasbırakanın bilinen borçları ve potansiyel kefaletleri araştırıldı; TMK m. 530 kapsamındaki beş yıllık alacaklı sorumluluğu yönünden risk değerlendirmesi yapıldı.
- Diğer saklı paylı mirasçıların durumu ve tenkis riski yönünden tereke planlaması yapıldı.
- Vergisel boyut için bağımsız vergi danışmanından görüş alındı; tapu işleminin gösteriliş şekli buna göre belirlendi.
Sonuç
İvazlı mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakanın sağlığında yapacağı tereke planlaması için Türk hukukunun sunduğu en güçlü araçlardan biridir. Aile içi servet aktarımının önceden düzenlenmesi, ikinci evliliklerde önceki çocuklarla yaşanabilecek miras anlaşmazlıklarının önlenmesi, aile şirketi paylarının korunması ve tarımsal işletmelerin bütünlüğünün sağlanması gibi pek çok pratik amaca hizmet eder.
Bununla birlikte sözleşme; sıkı şekil şartlarına bağlı olması, irade sakatlığı iddialarına açık olması, alacaklılara karşı beş yıllık sorumluluk doğurması ve doğru yapılandırılmadığında diğer saklı paylı mirasçılar yönünden tenkis riski taşıması nedeniyle uygulamada dikkat gerektiren bir alandır. Sözleşmenin kuruluşundan önce tereke envanterinin titizlikle hazırlanması, ivazın bağımsız ekspertiz raporuyla değerlemesi, mirasbırakanın temyiz kudretinin sağlık kuruluşunca belgelenmesi, feragat edenin bağımsız avukatla danışmanlık alması ve sözleşmenin şeffaflık beyanları ile zenginleştirilmesi, ileride açılabilecek iptal davalarına karşı sağlam bir savunma vesikası oluşturur.
Her somut olayın kendine özgü dinamikleri bulunduğundan, ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin tasarımı deneyimli bir miras hukuku avukatı ile birlikte ve özenle yapılmalıdır. Aksi hâlde — özellikle uzun bir gözlem süresi gerektiren bu işlem türünde — küçük bir kuruluş hatası dahi yıllar sonra ağır hukuki sonuçlara yol açabilir.
Mirastan feragat sözleşmesi veya tereke planlaması hakkında hukuki destek mi arıyorsunuz?
Şahin & Eldemir Hukuk Bürosu olarak miras planlaması, ivazlı feragat sözleşmeleri ve aile içi servet aktarımı konularında deneyimli ekibimiz ile yanınızdayız.
Hemen Ara: 0544 343 28 26 E-posta Gönder