← Makale Listesine Dön

Tenkis Davası ve Muris Muvazaası: Saklı Pay, Tenkis Sırası ve Yargıtay İçtihatları

22 Haziran 2026Av. Kadircan EldemirMiras Hukuku

Türk hukukunda kişiler malvarlıkları üzerinde kural olarak diledikleri gibi tasarrufta bulunabilir; ancak mülkiyet ve miras hakkı, Anayasa m. 35 uyarınca yalnızca kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Kanun koyucu, mirasbırakanın iradesiyle dahi ortadan kaldıramayacağı bir koruma kalkanı öngörerek en yakın aile bireylerinin miras hakkını saklı pay kurumuyla güvence altına almıştır. Bu sınırın aşıldığı hâllerde saklı paylı mirasçıların başvuracağı temel yargısal araç tenkis davası; mirastan mal kaçırma hâlinde ise muris muvazaası davasıdır.

Bu makale; saklı pay ve tereke kavramından başlayarak tenkis davasının niteliğini, taraflarını, tenkise tabi tasarrufları ve tenkis sırasını, sabit tenkis oranı ile bölünmezlik sorununu, yargılama usulünü ve hak düşürücü süreleri ele almakta; ardından tenkis ile muris muvazaası ilişkisini ve aralarındaki farkları, konuya yön veren Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ve güncel daire içtihatları ışığında bütüncül biçimde incelemektedir.

Saklı Pay ve Tereke Kavramı

Saklı pay, kanunun belirli yakınlık derecesindeki mirasçılara tanıdığı, mirasbırakanın iradesiyle dahi ihlal edemeyeceği asgari miras payıdır. Malvarlığının saklı paylar dışında kalan, üzerinde serbestçe ölüme bağlı veya sağlararası tasarrufta bulunulabilen kısmına tasarruf edilebilir kısım (tasarruf nisabı) denir. Saklı pay, mirasbırakanın mutlak tasarruf özgürlüğüne yasal bir sınır çizerek aile içi adaletin güvencesi işlevini üstlenir.

Saklı Paylı Mirasçılar ve Oranları (TMK m. 506)

Yürürlükteki düzenlemeye göre saklı paylı mirasçılar; mirasbırakanın altsoyu (çocuk, torun ve evlatlık), ana-babası ile sağ kalan eşidir. 2007 yılında yapılan değişiklikle kardeşlerin saklı payı kaldırılmıştır. Oranlar, ilgili mirasçının yasal miras payının belirli bir yüzdesidir:

  • Altsoy için: yasal miras payının yarısı (1/2).
  • Ana ve babadan her biri için: yasal miras payının dörtte biri (1/4).
  • Sağ kalan eş için: altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olduğunda yasal miras payının tamamı; diğer hâllerde dörtte üçü (3/4).

Sayısal örnek: Terekesi 2.000.000 TL olan ve geride iki çocuğu kalan (eşi bulunmayan) mirasbırakanda her çocuğun yasal miras payı 1.000.000 TL, saklı payı ise 500.000 TL’dir. Mirasbırakan tüm malvarlığını vasiyetname ile bir üçüncü kişiye bıraksa dahi, her çocuk en az 500.000 TL almak hakkına sahiptir ve bunu tenkis davasıyla talep edebilir.

Tasarruf Oranı ve Net Tereke Hesabı

Tasarruf oranı, terekenin değerinden saklı payların çıkarılmasıyla bulunur. Bunun için önce net tereke tespit edilir; teknik niteliği gereği uygulamada bilirkişi eliyle yapılır:

  • Aktif: ölüm tarihindeki malvarlığı değerleri ile iadeye ve tenkise tabi kazandırmalar, üçüncü kişi lehine sigortaların iştira değeri ve denkleştirmeye tabi kazandırmalar.
  • Pasif: mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve defter tutulması giderleri ile mirasbırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kişilerin üç aylık geçim giderleri.

Aktiften pasif çıkarıldığında net tereke; net terekeye tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklendiğinde farazi (hayalî) tereke bulunur ve saklı paylar bu değer üzerinden hesaplanır.

Saklı Payın Bertaraf Edilmesi ve İstisnaları

  • Mirastan feragat sözleşmesi: Feragat eden mirasçılık sıfatını kaybeder; karşılık sağlanan feragat, aksi kararlaştırılmadıkça altsoy için de sonuç doğurur ve saklı pay hakkı da sona erer.
  • Reddi miras: Mirası reddeden saklı payından da vazgeçmiş sayılır.
  • Ölünceye kadar bakma sözleşmesi: İvazlı olduğundan kural olarak doğrudan saklı payı ihlal eden bağış sayılmaz; ancak gerçek bir bakım amacı taşımıyor ve yalnızca mal kaçırma amacıyla kuruluyorsa muvazaa ve tenkis tartışmasının konusu olur.
  • Mirasçılıktan çıkarma (ıskat): Çıkarma sebebi tasarrufta açıkça gösterilmelidir. Sebep gösterilmemiş veya ispatlanamamışsa çıkarılan mirasçı tenkis isteyebilir; bu hâlde dahi yalnızca saklı payı oranında hak sahibidir (Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/1687, K. 2015/6049).

Tenkis Davasının Niteliği ve Şartları

Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payı ihlal eden ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının, saklı payı zedeleyen taşkın kısmının yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, miras hukukuna özgü bir davadır. TMK m. 560 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir; kanun, dava hakkını (m. 560-562), tenkiste sırayı (m. 563, m. 570), sonuçları (m. 564-566) ve hak düşürücü süreler ile def’i hakkını (m. 571) ardışık biçimde kurmuştur.

Yerleşik Yargıtay uygulaması, tenkis davasını geçmişe etkili yenilik doğuran (inşaî) ve zımnen eda talebini de içeren karma nitelikli bir dava olarak kabul eder. Davanın etkisi nispîdir; yalnızca taraflar arasında ve ihlal oranıyla sınırlı sonuç doğurur. Tenkis davası, geçersiz bir tasarrufu konu alan iptal davasından ayrılır: burada işlem geçerlidir, yalnızca saklı payı aşan kısmı indirilir.

Davanın açılabilmesi için (i) mirasbırakanın serbest tasarruf oranını aşmış olması ve (ii) bu nedenle saklı paylı bir mirasçının saklı payının zedelenmiş olması gerekir. Tasarruf oranı aşılsa bile her kazandırmada saklı payı zedeleme kastının bulunduğu söylenemez; bu, nesnel ve öznel unsurlar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Saklı pay ve tenkis kurumları hukuk devleti ilkesinin sonuçlarıdır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, miras hakkını mülkiyet hakkının bir unsuru olarak kabul etmiş ve devletin düzenleme yetkisini meşru amaç–ölçülülük testine tabi tutmuştur (AİHM, Marckx/Belçika, Başvuru No. 6833/74, 13.06.1979; Inze/Avusturya, Başvuru No. 8695/79, 28.10.1987).

Tenkis Davasında Taraflar

Davacılar (Aktif Husumet)

  • Saklı paylı mirasçılar: Davanın asıl davacıları, saklı payının karşılığını alamayan mirasçılardır (TMK m. 560).
  • Saklı paylı mirasçının alacaklıları: Mirasçı dava açmadığında, ellerinde mirasın açıldığı tarihte mevcut aciz vesikası bulunan alacaklılar dava açabilir (TMK m. 562).
  • İflâs masası: Mirasçı iflâs etmişse bireysel alacaklılar değil yalnızca iflâs masası dava açabilir.
  • Vasiyeti tenfiz memuru: Tenkis davası açma yetkisi yoktur.

Davalılar ve Üçüncü Kişiler

Davanın nispî niteliği gereği tenkis kural olarak kazandırma lehtarına yöneltilir. Malın üçüncü kişiye devredildiği hâllerde kural, üçüncü kişiye dava açılamamasıdır; ancak Yargıtay önemli istisnalar tanımıştır:

  • Kötüniyetli üçüncü kişi: Lehtarın, mirasbırakanın bilgi ve talimatı dışında, sırf saklı pay sahibi mirasçıları haklarından yoksun bırakmak amacıyla durumu bilen üçüncü kişilere malı devretmesi hâlinde, bu kişilere karşı da tenkis davası açılabilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, 13.01.1975, E. 1974/7, K. 1975/1).
  • Ahlâka aykırılık (TBK m. 27): Üçüncü kişinin malı tenkisten kurtarma bilinciyle devralması ahlâka aykırı sayılır; işlem hükümsüz kabul edilir ve mirasçı tenkis oranında mülkiyetin devrini isteyebilir.
  • Muvazaa: Gerçekte devir iradesi taşımayan satış/bağış gösterilmişse, mirasçı muvazaayı her türlü delille ispatlayarak malın iadesini talep edebilir.

Tenkise Tabi Tasarruflar ve Tenkis Sırası

Tenkiste Sıra Kuralı (TMK m. 570)

Saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflar tenkis edilir; yetmezse en yeni tarihlisinden en eski tarihlisine doğru geriye gidilerek sağlararası kazandırmalar indirilir. Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan kazandırmalar en son sırada tenkise tabidir. Yargıtay, sıraya aykırı tenkis kararlarını istikrarlı biçimde bozma sebebi saymaktadır.

Ölüme Bağlı Tasarrufların Tenkisi

Tek bir tasarruf, saklı payı ihlal ettiği oranda tenkise tabidir. Birden fazla tasarrufta, mirasbırakanın aksi iradesi anlaşılmadıkça tenkis orantılı yapılır (TMK m. 563). Saklı payı olmayan kişi lehine tasarruf tam tenkise tabiyken, saklı paylı mirasçı lehine tasarruf yalnızca onun saklı payını aşan kısmı oranında indirilir.

Sağlararası Kazandırmaların Tenkisi (TMK m. 565)

  • Mirasta denkleştirmeye tabi olduğu hâlde denkleştirmeden muaf tutulan veya miras payına mahsuben yapılan kazandırmalar (çocuğun borcunun ödenmesi, alışılmışın dışında çeyiz, iş kurma sermayesi vb.).
  • Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi amacıyla yapılan kazandırmalar.
  • Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ile ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yaptığı bağışlamalar.
  • Saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yapıldığı açık olan kazandırmalar.

Olağan hayatın akışı içinde verilen mutat hediyeler ile ahlaki ödeve dayanan yardımlar tenkise tabi değildir. Ayrıca hayat sigortalarında ödenen primler/iştira değeri (TMK m. 567), intifa veya irat kazandırmaları (TMK m. 568), vasiyet borcuyla yükümlü lehtarın durumu (TMK m. 563), art mirasçı atanması (TMK m. 569) ve ivazlı miras sözleşmesinde verilen ivaz (TMK m. 566) bakımından özel tenkis kuralları öngörülmüştür.

Tenkis Hesabı, Sabit Tenkis Oranı ve Bölünmezlik

Tenkis hesabı sırasıyla şu adımları içerir: net tereke hesaplanır; tenkise tabi sağlararası kazandırmalar eklenerek farazi tereke bulunur; saklı paylar farazi tereke üzerinden hesaplanır; tasarruf nisabı belirlenir; nisabı aşan kazandırmalar tenkis sırasına göre indirilir. Hukuki nitelendirme hâkime, malların belirli tarihlerdeki değerinin teknik tespiti ise bilirkişiye aittir (HMK m. 266); denetime elverişsiz rapora dayanılması bozma sebebidir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2489, K. 2024/4052).

Sabit Tenkis Oranı (STO)

Sabit Tenkis Oranı, 11.11.1994 gün ve E. 1994/4, K. 1994/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oran” olarak tanımlanmıştır ve dava boyunca sabit kalır. STO belirlendikten sonra malın değerine noksan gelmeden bölünüp bölünemeyeceği araştırılır: mal STO’da bölünebiliyorsa bağımsız bölüm olarak taraflar adına tescil edilir; değerinde azalma olmaksızın bölünemiyorsa TMK m. 564’teki davalının tercih hakkı gündeme gelir.

Davalının Tercih Hakkı (TMK m. 564)

Bölünemeyen bir mal tenkise tabi olduğunda lehtar; dilerse tenkisi gereken kısmın değerini nakden ödeyerek malı kendisinde tutar, dilerse tasarruf edilebilir kısma denk gelen değeri alıp malı iade eder. 11.11.1994 tarihli İBK öncesinde mirasın açılmasından sonraki değer artışları dikkate alınmadığından davalı yıllar sonra düşük bir bedelle yüksek değerli malı elinde tutabiliyordu; İBK ile bedelin tercih günündeki, TMK m. 564/2 ile ise karar günündeki değere göre belirlenmesi benimsenmiştir. Aynı kural sağlararası kazandırmaların tenkisinde de uygulanır (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/7602, K. 2014/9631).

Sayısal örnek: Ölüm tarihinde 300.000 TL değerindeki ev üzerinde 100.000 TL’lik saklı pay ihlali varsa STO = 1/3’tür. Karara en yakın tarihte ev 1.200.000 TL’ye çıkmışsa, oran sabit kaldığından tenkis 1.200.000 × 1/3 = 400.000 TL olur; böylece davacının hak kaybı önlenir.

Yargılama Süreci, Süreler ve Sonuçlar

Tenkis davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir; yetki bakımından dava mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesinde açılır (TMK m. 576). Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davası ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülür.

Hak Düşürücü Süreler (TMK m. 571)

  • Bir yıllık süre: Saklı paylı mirasçı, saklı payına tecavüz edildiğini ve kazandırmayı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Bu süre sübjektiftir ve her mirasçı için ayrı işler.
  • On yıllık süre: Vasiyetnamelerde açılma tarihinden; sağlararası kazandırma ve miras sözleşmelerinde mirasın açılması tarihinden itibaren on yıl geçmekle dava hakkı düşer. Bu mutlak süre objektiftir.

Tenkis def’i: Tenkis talebi, kendisine karşı malın iadesi istenen saklı paylı mirasçı tarafından savunma (def’i) yoluyla her zaman ileri sürülebilir; dava açma süreleri geçtikten sonra dahi kullanılabilir niteliktedir.

İspat ve Sonuçlar

İspat yükü iddia eden davacıdadır (TMK m. 6; HMK m. 190). Mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastı tanık dâhil her türlü delille kanıtlanabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 07.07.2010, E. 2010/1-360, K. 2010/372); ölüme bağlı tasarruflarda bu kast karine olarak kabul edilir. Kast anlaşılamıyorsa dava reddedilir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2012/7544, K. 2012/12188). Karar kesinleştiğinde kazandırma saklı payı aşan kısımda hükümden düşer; tenkis kural olarak aynen iade ile, mümkün değilse bedel iadesiyle gerçekleşir. İyi niyetli yükümlü yalnızca elinde kalanı geri vermekle yükümlüdür (TMK m. 566). Tenkis davası belirsiz alacak davası niteliğinde kabul edildiğinden dilekçede asgari değer gösterilir; hüküm kazanılan kısım üzerinden kurulur.

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma)

Muris muvazaası, mirasbırakanın yasal mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği malvarlığını görünüşte satış gibi göstererek hileli biçimde devretmesidir. Temel dayanağı, 01.04.1974 tarihli, E. 1974/1, K. 1974/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile TBK m. 19’dur. Karara göre mirasbırakan taşınmazını satış göstererek devrettiğinde, saklı paylı olsun olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Muvazaanın Unsurları

  • Görünürdeki işlem: Gerçek iradeyi yansıtmayan, dışarıyı aldatmak için kurulan satış.
  • Muvazaa anlaşması: Satışın geçerli olmadığı, asıl amacın bağış olduğu yönündeki gizli anlaşma.
  • Mirasçıları aldatma amacı: Mirasçıları haktan yoksun bırakma veya paylarını azaltma niyeti.
  • Gizli işlem (bağış iradesi): Mirasbırakanın gerçek iradesi olan karşılıksız devir.

İspat ve Yargıtay Ölçütleri

İspat yükü muvazaayı iddia eden davacıdadır. Mirasçılar işlemin tarafı olmadıklarından davayı üçüncü kişi sıfatıyla açar ve muvazaayı her türlü delille ispatlayabilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/19-1013, K. 2021/105). Mahkemeler şu nesnel ölçütleri dikkate alır:

  • Mirasbırakanın ve devralanın ekonomik durumu ile mirasbırakanın yaşı ve sağlığı.
  • Taraflar arasındaki yakın hısımlık ve aile içi ilişkiler ile yörenin gelenekleri.
  • Satışı yapmakta haklı bir nedenin bulunup bulunmadığı.
  • Malvarlığının tamamının veya büyük bölümünün elden çıkarılması.
  • Satış bedeli ile gerçek değer arasındaki açık fark (bedelsiz veya değerin çok altında devir).
  • Kız çocuklarından mal kaçırılarak erkek çocuklara veya yalnızca belirli eşten olan çocuklara kazandırma yapılması.

Muris muvazaası uygulaması kural olarak tapuya kayıtlı taşınmazların devriyle sınırlıdır; ölünceye kadar bakma sözleşmesi de gerçek bir bakım amacı taşımayıp yalnızca bağışı gizliyorsa muvazaaya konu olabilir.

Tenkis Davası ile Muris Muvazaası Davasının Karşılaştırılması

ÖlçütTenkis DavasıMuris Muvazaası (Tapu İptal-Tescil)
Hukuki dayanakTMK m. 560 ve devamı01.04.1974 t. 1/2 sayılı İBK + TBK m. 19
Dava açma yetkisiYalnızca saklı paylı mirasçılar (eş, altsoy, ana-baba) ve koşulla alacaklıları/iflâs masasıSaklı paylı olsun olmasın miras hakkı çiğnenen tüm yasal mirasçılar ve tereke temsilcisi
Konu tasarrufGeçerli ölüme bağlı ve sağlararası kazandırmalar (TMK m. 565)Kural olarak taşınmazların muvazaalı (satış görünümlü) devri
İşlemin geçerliliğiİşlem geçerlidir; yalnızca saklı payı aşan kısım indirilirİşlem baştan itibaren geçersiz (muvazaalı) kabul edilir
SüreÖğrenmeden 1 yıl; her hâlde 10 yıl (hak düşürücü)Süreye tabi değil; ölümden sonra her zaman açılabilir
İspatSaklı payın ihlalinin tereke hesabıyla gösterilmesi; kast her türlü delilleMal kaçırma kastının her türlü delille ispatı (üçüncü kişi sıfatıyla)
Hukuki sonuçTasarruf kalan kısımda geçerli kalır; saklı pay oranında indirimİşlem tümden iptal edilir; mal terekeye döner
Yetkili mahkemeMirasbırakanın son yerleşim yeri (TMK m. 576)Taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi

Terditli (Kademeli) Dava ve Bekletici Mesele

Tasarrufun muvazaalı mı yoksa geçerli ama saklı payı aşan mı olduğunun başlangıçta kesin saptanamadığı hâllerde, hak kaybını önlemek için her iki talep aynı dilekçede kademeli (terditli) olarak ileri sürülür: öncelikle muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil, mahkeme aksi kanaatte ise tenkis. Muvazaa davası daha geniş kapsamlı olduğundan tenkis davası ıslah yoluyla muvazaa davasına dönüştürülemez; tersi mümkündür.

22.05.1987 tarihli, E. 1986/4, K. 1987/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, iki dava ayrı açılmış ve tenkis davası henüz kesinleşmemişse, muvazaa davasının sonucu tenkis davası için bekletici mesele yapılır; tenkis davası önceden kesinleşmişse muvazaa davası açma imkânı ortadan kalkar. Terditli davada öncelikli tapu iptal-tescil talebi kabul edilince terditli tenkis istemi hakkında ayrıca ret ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Karar: 2020/4501).

Sıkça Sorulan Sorular

Tenkis davasını kimler açabilir?

Yalnızca saklı paylı mirasçılar (sağ kalan eş, altsoy ve ana-baba) ile koşulları varsa onların alacaklıları veya iflâs masası açabilir.

Tenkis davası ile muris muvazaası davası arasındaki temel fark nedir?

Tenkis davasında geçerli bir tasarrufun yalnızca saklı payı aşan kısmı indirilirken, muris muvazaasında işlem tümden iptal edilir ve mal terekeye döner. Muris muvazaası süreye tabi değildir; tenkis ise 1 yıl/10 yıl hak düşürücü sürelere tabidir.

Tenkis davası hangi sürede açılmalıdır?

Saklı payın ihlalinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde mirasın veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571).

Sonuç

Saklı pay, mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ile en yakın aile bireylerinin korunması arasındaki dengeyi kuran temel kurumdur. Bu denge ihlal edildiğinde başvurulacak yol tenkis davası; mal kaçırma hâlinde ise muris muvazaasıdır. Uygulamada en doğru strateji çoğu kez iki yolu terditli biçimde birlikte kullanmaktan geçer. Hak düşürücü sürelerin titiz takibi, terekenin ve saklı pay oranlarının isabetli hesaplanması ve sabit tenkis oranı ile bölünmezlik kurallarının doğru uygulanması davanın sonucu üzerinde belirleyicidir. Somut olayın koşulları hangi yolun seçileceğini belirleyeceğinden, sürecin bir miras hukuku avukatının değerlendirmesiyle yürütülmesi önem taşır.